Connect with us

Film

Hachiko: Bir Köpeğin Hikayesi 2009

Yönetmen: Lasse Hallström

Oyuncular : Richard Gere

Parker Wilson
Joan Allen

Süre: 1 saat 33 dakika

8,1/10 IMDb

1924 yılında Tokyo Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görev yapan Japon profesör Dr. Hidesaburo Ueno, küçük bir köpek yavrusu bulur ve köpeğin adını Haçiko koyar. (Hachi: sekiz, Ko: Yavru yani ismi sekiz yavru anlamında) Haçiko, her sabah üniversiteye gitmek için evden metroya kadar yürüyen sahibine eşlik eder, metronun dış kapısına kadar getirdiği sahibini uğurladıktan sonra da eve döner.

 

Bir akşam profesör metrodan çıkmaz. Haçiko metronun kapısında gece boyunca bekler, bir sonraki akşam yine bekler, yine bekler. Ancak profesör kalp krizi geçirip ölmüştür. Sahibinin ölümünden sonra başkalarına verilen Haçiko, her seferinde kaçmayı başarır. Sahibi ile yaşadığı evde kendisini bulamayacağını anlayınca da düzenli olarak her öğleden sonra Tokyo metrosunun Shibuya İstasyonu’nun kapısında inatla tam 9 yıl boyunca sahibinin gelmesini bekler. 11 yaşındayken beklediği metronun kapısında ölür.

 

Nisan 1934 senesinde Shibuya tren istasyonunda Haçhiko için bronz bir heykel dikilir ve törene Haçiko da katılır. Ancak Haçhiko’nun hikayesi burada bitmez. Ülke İkinci Dünya Savaşı’na girdiğinden, Japon ordusunun cephane üretmek için en küçük metal parçasına dahi ihtiyacı olduğundan, Haçhiko’nun heykeli vatanı uğruna cephane olmak üzere bulunduğu yerden alınır. 1948 yılında Japonlar, sadakat ve insan-hayvan ilişkisinin sembolü olan ve Japonların gönlünde yer etmiş olan vefakar köpek Haçhiko için Shibuya istasyonun önüne yeniden bir Haçhiko heykeli diker.  O günden sonra Haçhiko heykelinin önü, Tokyo’nun en yoğun buluşma noktası olur. Haçiko’nun hikâyesi 1987 yılında bir Japon filmine konu olur.

 

70 yıl önce yaşanmış bu köpek hikâyesinin Hollywood versiyonu da çekilmiştir. Haçiko’nun sahibi olan Profesörü Richard Gere canlandırmıştır.

Sadakatin/vefakarlığın simgesi olan bu köpeğin filmini izlerken insan bu şekilde sadakat gösteren birine ihtiyaç duyuyor. Duygusal filmlerden hoşlanmayan biri olabilirsiniz ancak yukarıda anlatılan gerçek olay çerçevesinden bakıp izlerseniz, filmi izlediğiniz ve filme vakit ayırdığınız için mutlu bile olabilirsiniz. Ailenizle, sevdiğinizle,dostlarınızla birlikte seyredebileceğiniz güzel bir film.

 

Gidilecek yollar, okunacak kitaplar, izlenecek filmler sınırsız ve ucu açık. Nefes alacağımız sayı bile belli dedik. Başladık gezmeye, okumaya, gözlemlemeye… Gezdikçe çoğaldık, okudukça bilinçlendik ve izleyip, gözlemledikçe çevremizde devasa olarak nitelenen sorunları, sıkıntıları !!! minnacık görmeye başladık ve sonuç olarak birlikte huzur bulduk. İnsan bu zamanda başka ne ister ki ! Dünya ne büyük biz insanlar ne kadar küçük demeye ara vermeden devam ettik. Kim bilir hayatımızın sonuna kadar daha ne kadar çok söyleyeceğiz. Franz Kafka ne kadar güzel demiş. ‘’Ölümün olduğu bu dünyada, hiçbir şey çok da ciddi değildir aslında." Öncelikle sağlığımızın değerini bilip, kendimize iyi davranalım ve yatırım yapalım. Geze, göre ne tür yaşamlar varmış tanıklık edelim. Hayatınızı istediğiniz şekilde yaşamanız dileğiyle. Mutlu ve her zaman umutlu kalın .

Continue Reading
Click to comment

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Film

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri

Yönetmen           Martin McDonagh

Senarist               Martin McDonagh

Oyuncular           Frances McDormand, Woody Harrelson , Sam Rockwell, John Hawkes

Çıkış tarihi         10 Kasım 2017 (ABD)

Süre                     115 dakika

İmdb : 8.2/10

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri filminin ana karakteri Mildred, 7 ay kadar önce kızını kaybetmiştir. Kızına tecavüz edilmiş ve ardından yakılarak öldürülmüştür. Bu süre içinde katil bulunamadığından, kasaba halkının vicdanına seslenmek ve polis departmanını harekete geçirmek adına sahipleri tarafından bile unutulan, kullanılmayan üç billboardu kiralar. Billboardlar üzerine “Raped While Dying” (Ölürken tecavüz edildi.), “And still no arrests.” (Ve hâlâ bir tutuklama yok.) “How Come Chief Willoughby?” (Nasıl olur, Şerif Willoughby?) yazdırır. Böylelikle sadece kızının katilini arayan, adalet isteyen annenin polislerle ve kasaba halkı ile mücadelesi başlar.

Filmin ana konusu bu şekilde ama film ilerledikçe konu başlıkları değişiyor. İyi-kötü polis klasiği, adaletin sağlanamaması noktasında üzüntünün hınca dönüşmesi, ırkçılık, bireylerin kendi dünyalarına çekilmesi, umursamazlık… Sonuçta bir trajedi filmi ve olmazsa olmaz denilecek her şeyden biraz var. Filmin konusunu daha fazla aktarmak uygun olmayacak çünkü birbiriyle bağlantılı olaylar zinciri bulunuyor. Birisini yazsak diğerine ayıp olacak. O nedenle filmi seyretmeniz en doğrusu ama film hakkında fikir vermesi adına bir iki kare fotoğraf paylaşabiliriz.

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri filmi iki Oscar kazanmış. Frances McDormand’ın En İyi Kadın Oyuncu, Sam Rockwell’in ise En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu seçildiği filmin konusu aslında gerçek bir hikayeye dayanıyor. Google da kısa bir araştırma yapınca karşımıza 2018 tarihli aşağıdaki şu bilgiler çıktı.

‘’Filmde Missouri’de yaşayan Marianne Asher-Chapman’ın kızı Angela, evlendikten kısa süre sonra 2003 yılında birden ortadan kayboldu. Genç kadının eşi Michael Yarnell, Asher-Chapman’a kızının başka bir erkekle kaçtığını ileri sürdü. Buna inanmayan anne, bilboard ilanları dahil her türlü yöntemle kızını aradı Bilgi verenlere 5 bin dolar ödül vaat etti ve polisle irtibatını hiç koparmadı. Beş yılın sonunda ise damadı Yarnell, kızını öldürdüğünü itiraf etti ancak cesedinin yerini söylemedi.‘’

Kıssadan hisse…Başarılı oyunculukların olduğu bu filmi seyredin, seyrettirin.

Continue Reading

Film

İlk Korku

İlk Korku (Primal Fear) Vizyon Tarihi : 29 Kasım 1996

Yapımı  : 1996 – ABD

Tür : Dram, Gerilim, Suç

Süre  : 129 Dakika

Yönetmen : Gregory Hoblit

Oyuncular : Richard Gere, Edward Norton, Laura Linney, Frances McDormand, John Mahoney

İMDb: 7.7/10

Film, tanınmış bir piskoposun öldürülmesi ile başlar ve bu cinayet toplumda büyük ses getirir. Suçlu  kimdir ? Olay yerinden kaçmakta olan Aaron, görgü tanıkları olması nedeniyle daha dava başlamadan toplumun gözünde zaten suçlu ilan edilmiştir. Ünlü ve başarılı bir avukat olan Martin Vail ise suçun bu  adam tarafından işlendiğine tam olarak emin değildir ve bu davayı savunma görevini üstlenir. Böylelikle hem istediği gibi herkesin gözü onun üzerinde olacak ve hem de kendi çalışma hayatı içinde ön plana çıkacaktır.

Janet Venable bu davaya savcı olarak atanır ve eski sevgilisi olan Martin Vail ile aynı davada yolları kesişir. Toplumun gözünde suçlu kesin olarak belli olsa da, dava sadece bir cinayet davası değildir. Zaman ilerledikçe dava da yolsuzluklarda gündeme gelecek ve dava medyanın ilgi odağı haline gelecektir. Görgü tanıklıklarının odada bir kişinin daha bulunduğu yönündeki ifadeleri olay örgüsünü iyice karmakarışık hale getirecektir.

Bizim film hakkında aktaracaklarımız bu kadar ki filmin devamını izleyin ve görün deriz. Bu filme zamanınızı ayırdığınız için kesinlikle memnun olacaksınız. Ayrıca Edward Norton hayranı iseniz ve kariyerinin başlangıcında acaba oyunculuk performansı nasıldı diye merak ediyorsanız işte bu filmi izlediğinizde istediğiniz cevabı bulacaksanız. Bunun dışında Martin Vail’e hayat veren Richard Gere ile Edward Norton birlikte iyi bir takım olmuşlar. Norton performansındaki başarı neticesinde haklı olarak Altın Küre ödüllerinde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanırken, Oscar’da da en iyi yardımcı erkek oyunculuğuna aday olmuş.

Filmdeki Aaron karakteri ile ilgili internette okuduğumuz şu paragraf ile yazımızı bitirebiliriz.

Edward Norton’un canlandırdığı Aaron karakteri için 2100 kişi seçmelere katılmış ve rolü 27 yaşında olan Edward Norton almıştır. Seçmelerde Matt Damon’da katılmış, yıllar sonra verdiği bir röportajda ”Bu rolü alan kişinin kariyerinin uçacağını biliyorduk. Bu nedenle elimizden gelen her şeyi yaptık ancak rolü Edward kaptı. O zaman rolü alamadığım için çok üzülmüştüm ama yıllar sonra baktığımda doğru insana gitmiş” şeklinde bir açıklama yapmış.

Filmlerle, kitaplarla, dostlarla, doğa ile iç içe kalmak dileğiyle.

Continue Reading

Film

Sovdagari (The Trader)

Belgesel/Kısa Film/23 dakika

Yapım Yılı: 2018

Yapım Yeri: Gürcistan

Ödüller : Hot Docs Kanada Uluslararası Belgesel Festivalinde  En İyi Kısa film (2017)

               Sundance Film Festivali’nde Kısa Film Yapımı Ödülü (2018)

Film Gürcistan’ın kırsal köylerine patates ticareti yapmak için giden bir tüccarın yaşantısından kesitler sunuyor. Tüccar, arabasının arkasında bulunan elden düşme ürünleri patates karşılığında satarak geçimini sağlıyor. Çünkü burada para birimi olarakkarşımıza patates çıkıyor. Herkes istediği ürünü, tüccarın istediği kg karşılığında patates vererek alıyor.

Kırsal kesimin yokluğunu ve yoksunluğunu bu kısacık belgesel bile hemen bize aktarıyor. Yaşlı bir kadının bir rendeyi almak için yakınması/yalvarması, küçük bir çocuğun bulaşık süngerini ilk kez görmüş olmasının şaşkınlığı, çocukların yüzlerindeki ifadeler.

Kısa ama vurucu bir belgesel/film yapılmış. Anlatılmaz ancak izlenir dediklerimizden biri olmuş.

İyi seyirler.

Şubat 2019

 

Continue Reading

Popüler