Connect with us

Kitap

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Kitap, bir bataklıktan ülkeye dönüşen Finlandiya’nın, sömürü ve esaretten kurtulmasını, 1800’lerin son döneminde Finlandiya halkının içinde bulunduğu durumu, cehaletten kurtulmak için başta Johan Vilhelm Snellman olmak üzere ülkedeki bir avuç Fin aydınının verdiği mücadeleyi anlatılıyor.

Bu kitap tüm yoksulluğa, imkansızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan işadamlarına kadar, her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Finlandiya’yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak biçimde gözler önüne sermektedir. (Kitap tanıtım yazısı)

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrilmiş ve Atatürk bu kitabın tüm okulların ve özellikle de askeri okulların müfredatına alınmasını istemiştir. Bu bilgi bile benim kitabı temin etmeme yetti. Kitaplığımda baş köşeye koydum ve her fırsatta çevreme bu kitabı okumaları için öneride bulundum.

Kitaplarla ve sevgiyle kalın .

 

Gidilecek yollar, okunacak kitaplar, izlenecek filmler sınırsız ve ucu açık. Nefes alacağımız sayı bile belli dedik. Başladık gezmeye, okumaya, gözlemlemeye… Gezdikçe çoğaldık, okudukça bilinçlendik ve izleyip, gözlemledikçe çevremizde devasa olarak nitelenen sorunları, sıkıntıları !!! minnacık görmeye başladık ve sonuç olarak birlikte huzur bulduk. İnsan bu zamanda başka ne ister ki ! Dünya ne büyük biz insanlar ne kadar küçük demeye ara vermeden devam ettik. Kim bilir hayatımızın sonuna kadar daha ne kadar çok söyleyeceğiz. Franz Kafka ne kadar güzel demiş. ‘’Ölümün olduğu bu dünyada, hiçbir şey çok da ciddi değildir aslında." Öncelikle sağlığımızın değerini bilip, kendimize iyi davranalım ve yatırım yapalım. Geze, göre ne tür yaşamlar varmış tanıklık edelim. Hayatınızı istediğiniz şekilde yaşamanız dileğiyle. Mutlu ve her zaman umutlu kalın .

Continue Reading
Click to comment

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Kitap

Sırça Köşk

Kürk Mantolu Madonna kitabı ile tanıştım, Kuyucaklı Yusuf ile onu sevdim, İçimizdeki Şeytan kitabı ile favori yazarlarım arasına ekledim. Zaman zaman klasik  olduğunu düşündüğümüz konu başlıklarından çok etkileyici hikayeler çıkartan, zaman zaman şaşırtan çıkarımları ile ben bunu daha önce niye düşünemedim dedirten güzel bir yazar.  Kim mi ? Sabahattin Ali.

Sevgili yazarın uzun süredir okumak istediğim Sırça Köşkü’nü yine yalın ve sürükleyici anlatımı nedeniyle çabucak bitirdim. Kitap içinde on üç öykü ve dört masal bulunuyor.

Öyküler; Portakal, Beyaz Bir Gemi, Katil Osman, Böbrek, Cıgara, Millet Yutmuyor, Bahtiyar Köpek, Çilli, Dekolman, Hakkımızı Yedirmeyiz!, Cankurtaran, Çirkince, Kurtla Kuzu.

Masallar; Bir Aşk Masalı, Devlerin Ölümü, Koyun Masalı, Sırça Köşk.

Her biri ayrı lezzette olan bu öyküler içinde gönlümün daha çok aktığı  bir öykü oldu. Cankurtaran. Sağlığın nasıl para ile satın alınabileceğini, öykünün erkek karakteri gözünden kadının ne kadar değersiz olduğunu ve öyküde geçen Asiye’nin nasıl tek bir cümle ile şaha kalktığını gösteren güzel bir öykü. Bunun dışında kitaba ismini veren Sırça Köşk de güzel bir masal. Masal bu ya, geçmişten günümüze gelen, nice farklı karakterler tarafından kurulan ve sonrasında yıkılmaya mahkum olan bir dolu Sırça Köşk’ün gelmişini geçmişini ve malum sonlarını kısa ve yalın bir anlatımla bize aktarıyor.

Sırça Köşk’ten alıntı; ’Halk Sırça Köşk’ün enkazını çabuk temizlemiş, dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş, işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş, ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış.’’

Her öyküsünde, denemesinde, şiirinde, romanında, mektuplarında yüzü topluma dönük, yaşadığı ülke koşullarına yabancı kalmamış, her daim duyarlı davranan Sabahattin Ali, hem zamanın içinde ama aynı zamanda da zamanın dışında bir yazar. Zamanın dışında çünkü dile getirdiği, kaleme aldığı konu başlıkları her daim güncel, evrensel konular. Bu yazdıklarımın doğruluğunu teyit için Sabahattin Ali’nin hayat hikayesini ve yazdığı bir iki kitabı okumak yeterli olacaktır. İlk hangi kitabıyla tanışmak gerekir derseniz, bana göre herhangi biri olabilir. Ama yine de daha önce okuduğum kitaplarından bazılarının içeriklerine sitemizde yer vermiştik. Aşağıdaki linklere göz atıp alacağınız kitabı belirleyebilirsiniz. Şimdiden keyifli okumalar dilerim

www.gezipduru.com/2017/06/07/kuyucakli-yusuf/

http://www.gezipduru.com/2017/04/04/degirmen/

www.gezipduru.com/2018/02/18/7345/

**Bu sonuncu link içindeki yazımızda başka bir yazar tarafından Sabahattin Ali’nin hayatını anlatan kitabın içeriğinden bahsediyoruz.

Kitaplarla dost kalmanız dileğiyle,

Continue Reading

Kitap

İşte Gaudi

Antoni Gaudi…Tarih içinde ön plana çıkan şahsiyetlerin hayatlarını okumak, eserlerine esin kaynağı olan olayları, eylemleri, söylemleri bilmek ve yarattıkları eserlere öğrendiklerimiz üzerinden bakmak her daim keyifli gelmiştir. Bu paralelde bu aralar Gaudi hakkındaki bilgileri sorgulamaya başladık. Barselona’yı Barselona yapan,  her yıl milyonlarca turistin, eserlerini ziyaret ettiği bu önemli şahsiyetin hayatını okuyalım dedik. Mimar, Katalan, Katolik, çokça deli, çok daha fazlası dahi… Gaudi için internette araştırma yaptığımızda karşımıza bu tip tabirleri içeren, yazılan, çizilen, eleştiren ya da övgülerle dolu yüzlerce kaynak çıktı. Biraz derinlemesine araştırınca da okumamız gereken bu kitapta da karar kıldık.

Gaudi’nin çocukluk yılları ile başlayan kitap içinde, ileride kendisine esin kaynağı olacak doğaya olan düşkünlüğünün nedenlerini çok net gördük. Katolik olmasının yaratıcılığını etkileyen başka bir unsur olduğu da apaçık ortaya çıktı.

Hiç evlenmemiş, hayatının büyük çoğunluğunu kiliselerde dua ederek ve bilinçli bir açlık sınırında yaşayarak geçiren, Katalan kültürünün yayılması ve kök salması için mücadele eden, bunun için hapse giren, trafik kazası sonrası hastaneye kaldırıldığında ve ölüm döşeğinde iken ünlü mimar Gaudi olduğu bile bilinmeyen bir  adamdır.

Okuduklarımdan ve görsellerini gördüğüm eserlerinden normal bir insan zekasına sahip olmadığına kanaat getirdiğim, yaratıcılığını her alanda konuşturan bu dahi adamı benim gibi merak edenler İşte Gaudi’yi temin edebilir ve kitabı kütüphanenizde güzel bir köşeye kaldırabilirsiniz.

Son olarak, kitap bittiği zaman tasarımı, yazım şekli, kitap içinde yer alan fotoğraflar, çizimler bize bu yaratıcı adam için ancak bu şekilde bir kitap hazırlanabilirdi dedirtti. Emeği geçen herkesin eline sağlık.

İyi okumalar.

Continue Reading

Kitap

Yaşamdaşlarım

İnsanların yaşamlarından kareler sunan ve bunu tatlı bir dille anlatan kitapları hep sevmişimdir. Kendime bu lezzette bir kitap daha buldum ki bunu da siz kitap severler ile paylaşmak istedim.

Kitap içinde kimlerle karşılaştığımı yazınca eminim sizde de bu kitabı okuma hevesi uyanacaktır. Kimler mi var ? Kimler yok ki ? Yüz yaşlarında olan doğaçtan şiir söyleyen Havva babaanne, bakkal dükkanına hiç kilit vurmayan Ahmet Amca, Çakır Dayı, Nazım Hikmet, Vedat Türkali, Onat Kutlar, Ece Ayhan, Can Yücel, Ataol Behramoğlu, Abdülkadir Bulut, Trakya da efsane  Doktor Nevres, Ressam Burhan Uygur, Selahattin Hilav, Edgar Kemal, Zafer Keskiner, Cemal Süreyya’nın deyimi ile şiir tankeri olan Dağlarca ve Nino…

Kitabı okurken dünyanın ilk şiir grevinin 1989 yılı Aralık ayında bir bildiri ile ülkemizde başlatıldığını ve bugüne kadar bilmediğim, duymadığım kelimeleri öğrendim.  Bu da kitabın bana kattığı  ayrı bir değer oldu. (Gusto, vakanüvist, susku, alesta, mitoman)

İsimlerini bildiklerimizden; kimi şiiri ile, kimi dostluğu ile, kimi vatan severliği ile, kimi tek başınalığı ile en başta bizi ve sonrasında tanıma şansını yakalayamadığımız ancak kitabın yazarının ruhunu besleyen bu güzel insanların her birine ayrı ayrı selam olsun. İyi ki yolunuz dünyaya düşmüş diyor ve kitabın yazarına bu güzel anekdotları bizimle paylaştığı için kendi adıma teşekkür ediyorum.

Kitabın arka kapak yazısı:

‘’Alova bu kitabında, elli yıl boyunca kendisini etkileyen, şiirine can veren, onu “Alova” yapan ustalarını, aşklarını, dostlarını, yoldaşlarını, kısaca belleğinde iz bırakan yaşamdaşlarını ve onlarla yaşadığı ilginç deneyimleri, yalın bir dille anlatıyor.

Dünyanın en uzun günlük tutan yazarının bir köy bakkalı olduğunu, yaşamı boyunca şiir söylemiş ama bir tek şiiri yayımlanmamış yüz yaşındaki Babaanneyi, Nâzım Hikmet’le ilgili hiç bilinmeyen anıları, Can Yücel’in şiir dünyasını, Alova’yla birlikte yazdıkları “Doğaçlamalar”ın öyküsünü, dünyanın ilk şiir grevinin nasıl örgütlendiğini birinci ağızdan okuyacaksınız.
Yaşamdaşlarım yakın dönemin edebiyat ve sanat çevresini bir şairin gözüyle anlatıyor.’’

Çocuklarımıza kitap sevgisini erken yaşlarda aşılamayı bir görev bilerek sevgiyle kalın. Elinden kitap düşmeyen kitap dostları ile birlikte güzel anlar paylaşmanız dileğiyle.

www.gezipduru.com

https://www.instagram.com/ozgezipduru/

www.facebook.com/gezipduru

Continue Reading

Popüler