Gezi
Floransa
İtalya Rönesansı’nın başkenti Floransa’dayız. İtalya gezimiz sırasında gördüklerimiz arasında tekrar gitmek istediğim yer neresi olur soruma verdiğim yanıt ilk olarak Floransa oldu. Neden mi ? Adım başı sanat eseri, tarih kokan binalar, caddeler, hiç beklemediğimiz bir anda karşımıza çıkan ve şaşırtıcı güzellikteki heykeller. Bu yazımızda bu detayları size hakkıyla aktarabilmek için sadece sanatın kalbinin attığı Floransa’yı anlatalım istedik. İtalya da gezdiğimiz diğer yerler ile ilgili bir iki yazımızı da ilgilenirseniz diye aşağıya ekledik.
https://www.gezipduru.com/2020/08/01/murano-adasi-burano-adasi/
https://www.gezipduru.com/2019/07/18/vatikan-vatikan-muzeleri-gezimiz/
Renklerin dünyası Burano Adası gezimizin ardından akşam dinlendikten sonra ertesi sabah Floransa gitmek için otobüsümüze bindik. Seyrüsefer ederken bir yandan Floransa ile ilgili notlarımızı okuduk bir yandan da fotoğraf çekmeye devam ettik. Floransa hakkında söylenecek ilk şey Rönesans’ın ilk adımlarının atıldığı bu muhteşem şehrin kültürel-sanatsal gelişimi ve gelenekleriyle dünyada çok meşhur olduğudur. 12. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar üç yüz yıl yaratıcı insanların beşiği olan bu şehir şair Dante’den Giotto, Bolicelli, Brunelleschi, Donatello ve Michelangelo gibi ressamlara, heykeltıraşlara, sanat ve düşünce adamlarına ev sahipliği yapmış. Edebiyat, mimari, heykel, resim, müzik resim başta olmak üzere tüm sanat dallarında muhteşem gelişmeler yaşanmış.
Toskana Bölgesinin başkenti olan, İngilizcesi Florence, İtalyancası Firenze olarak geçen, kaynaklarda açık hava müzesi tabiri kullanılan Floransa…Sokak aralarında ilerlemeye başladığımızda evlerin çatılarında, yağmur oluklarında, giriş kapılarında yer alan heykeller, kabartmalar dahil olmak üzere, meydanlarındaki görsel şölen ile karşılaştığımızda neden açık hava müzesi denildiğini anladık. Tur ile gitmenin azizliğine uğradığımızdan Uffizi’nin sadece avlusundan geçerek Senyörler Meydanı’na ( Piazza della Signoria) gittik. Meydana girerken bizi Palazzo Vecchio (Vecchio Sarayı -Signoria Sarayı) karşıladı ki burası Floransa’nın en önemli tarihi yapıları arasında gösteriliyor. Kaynaklarda genel olarak geçen bilgileri şu şekilde: 14. yüzyılda Floransa Cumhuriyeti Yürütme Konseyi’nce (Signoria) kullanılmış, ardından Medici ailesinden Toscana grandüklerinin yönetim merkezi olmuş, 1865-71 arasında İtalya Krallığı Temsilciler Meclisi’ni barındırmış ve 1872’den beri belediye sarayı olarak kullanılmaya devam ediliyormuş. Vecchio Sarayı’nın kapısının iki yanında Michelangelo’nun “David” (Davud 1501-1504) heykelinin replikası ve Heykeltraş Baccio Bandinelli’nin “Herakles ile Cacus”u (l534) yer alıyor. Davud heykelinin aslını görmek isterseniz uzun bir süre meydanda kalmış olan bu eser Floransa Güzel Sanatlar Akademisi Galerisi’ne götürülmüş ve orada sergilenmeye başlamış.
Meydan da bu eserlerin dışında Medusa’nın kesik başını elinde tutan Perseus, gittiğimizde restorasyon çalışması süren Neptün Çeşmesi, üç kemerli yapı Loggia della Signoria (ya da Loggia dei Lanzi) galerisi, Grandük I. Cosimo’nun atlı heykeli, Marzocco (Elinde bir arma olan aslan heykeline Marzocco deniyor ve Marzocco Floransa hanedanının arması ve sanırım bizim gördüğümüzde replikası) yer alıyor. Görmeden geçmeyin …Floransa’da yönetimi ele geçiren Savonarola sadece dört yıl iktidarda kalmasına rağmen katı bir ahlaki program oluşturmuş, homoseksüellik için ölüm cezası getirmiş büyük pek çok sanat eserini ve kitapları törenle yaktırmıştır. Sonunda kendisi de kazığa bağlanarak yakılmıştır. Signoria Meydanı’nda yerde gördüğümüz ve aşağıya fotoğrafını eklediğimiz plakette Savonarola’nın kazığa bağlanarak öldüğü yeri göstermektedir.
Açık hava heykellerinden sonra yolumuza devam ettiğimizde karşımızda Floransa tarihinin merkez üssü diyebileceğimiz Piazza del Duomo’ya geldik. Burası, dünyanın her köşesinden gelen turistlerin akınına tanıklık eden meydan Santa Maria del Fiore’ye (Floransa Katedrali), Giotto’nun Çan Kulesi’ne ve Aziz John Vaftizhanesi’ne ev sahipliği yapıyor. Açıkçası biz meydana ilk girdiğimizde mimari yapılar ve meydanın genel tarihi havası itibariyle bir an için kendimizi yüzyıllar öncesinde hissettik.
Gelelim 1296-1436 yılları arasında inşa edilen Floransa Katedrali’ne…Burası aynı zamanda kaynaklarda Duomo ya da Santa Maria del Fiore olarak da geçiyor. Renkli mermer cephe kaplamalarıyla bezenmiş yapının planı haç biçiminde olup haçın kollarının kesişme noktası üzerinde bir kubbe bulunuyor.
Rönesans yani “yeniden doğuş” gibi ihtişamlı bir döneme beşiklik etmiş Floransa’da olmak, tarihi kaldırımlar üzerinde yürümek, hayranlık uyandıran sanat eserlerini görmek ve orada sanatın ruhunu teneffüs etmek bizim için güzel bir deneyimdi. Gördüklerimiz burada size sunduklarımızın çok daha fazlası olmakla birlikte şehrin atmosferini anlatmak adına sanırım genel olarak size bir fikir verebildik. Bu fikre biraz daha katkı sağlamak adına yüzlerce fotoğrafımız arasından bir kaçını daha paylaşmak istedik.
Tek cümle ile nasıl anlatırız diye düşündük ve şu cümlede karar kıldık. Siz siz olun Floransa’ya mutlaka bir kez de olsa gidin. İyi gezmeler olsun. Aralık 2020 @gezipduru_ys @okumali_ys



































































