Connect with us

Kitap

Ecce Homo- Friedrich Nietzsche

Published

on

‘’ Yakında insanlığın karşısına, ona yöneltilmiş en ağır taleple çıkacağımı öngördüğümden, kim olduğumu söylemem zorunlu görünüyor bana. Aslında bilinmesi gerekirdi: çünkü “tanıksız bırakmadım” kendimi. Ne ki, görevimin büyüklüğü ile çağdaşlarımın küçüklüğü arasındaki orantısızlık, beni dinlememiş, hatta görmemiş olmalarında dile geldi. Kendime verdiğim krediyle yaşıyorum ben, belki yalnızca bir önyargıdır yaşıyor oluşum? Yalnızca bir “kültürlü” kişiyle konuşmaya ihtiyacım var, yazın Oberengadin’e gelip beni yaşıyor olmadığıma ikna edecek…Bu koşullarda bir ödev var, aslında alışkanlığım, dahası içgüdümün gururu isyan ediyor ona karşı: Dinleyin beni! Çünkü ben falanca kişiyim. Başkasıyla karıştırmayın beni her şeyden önce!”


Friedrich Nietzsche’nin  Ecce Homo Kişi Nasıl Olduğu Kimse Olur  kitabının giriş bölümü okuduğunuz paragraf ile başlıyor. Bu paragrafı okuduğumda ve sonraki sayfalara geçiş yaptığımda Nietzche’nin kitaplarına olan önyargımın yavaş yavaş kırıldığını fark ettim. Kitabı bitirdiğimde ise bir cesaret gelmişti ve onun diğer kitaplarını da kütüphanemden çıkardım ve okuma listeme aldım. Kitaplara önyarglı yaklaşmamın sebebi onu anlayamamak, anlattıklarını kavrayamamak korkusu idi ama bu kitapla bu önyargım kırıldı. Kitap içinde çokça kendimden ve çevremden bir şeyler  buldum. Özellikle altını çizdiğim, kitabı tekrar elime aldığımda dikkatimi çeksin diye işaretlediğim bazı cümleleri aşağıda paylaşacağım.

Siz de benim gibi önyargılara sahipseniz bence bu kitap Nietzsche’yi okumak için başlangıç kitabı seçilebilir. Diğer kitaplarında beni ne bekliyor açıkçası bilemiyorum ama okumazsam olmaz ve Nietzsche’nin koluna girerek yavaş adımlarla  yola devam edeceğim J

Şimdi gelelim kitaptan alıntılara. Umarım sizde benim gibi kendinizden, çevrenizden, yaşama bakış açınızdan bir parça bulursunuz ve kitabı okumaya heveslenirsiniz.

*”Şimdi beni kaybetmenizi ve kendinizi bulmanızı istiyorum sizden; ve ancak hepiniz beni yadsıdığınızda yeniden döneceğim aranıza.”

*”Kitaplarımın havasını solumayı bilen, onun yükseklerin havası olduğunu, çetin bir hava olduğunu bilir. Onun için yaratılmış olması gerekir kişinin, yoksa hiç de az değildir üşütme tehlikesi orada. Buz yakındır,yalnızlık korkunçtur-ama nasıl da sakin durular ışıkta tüm şeyler ! nasıl da özgür soluk alır kişi.”

*”Benim misilleme tarzım, aptallığın ardından olabildiğince hızla akıllılık göndermektir: belki böyle yetişilir ona . “

*”Suskun kalanlarda kalp inceliği ve kibarlık eksiktir daima ; susmak bir itirazdır, sözünü yutmak zorunlu olarak karakteri bozar,mideyi bile mahveder. Susanların hepsinde hazımsızlık vardır .”

*” Salt varlığımla bile öfkelendiririm damarlarında kötü kan dolaşanları …”

*”Üstinsan sözcüğü modern insanın iyi insanın, Hristiyan’ın ve diğer nihilistlerin aksine  son derece gelişkin bir tipin tanımıdır.”

*”İnsan bir biçimsizliktir, bir malzemedir, yontucuyu gerektiren çirkin bir taştır.”

*”Üstinsanın güzelliği düştü üzerime gölge olarak . Ah ,kardeşlerim ! Ne ilgilendirir beni artık-tanrılar.”

*”Almanların da tıpkı kadınlar gibi, asla inilemez dibine , yoktur çünkü: hepsi bu.”

*”Almanları aşağılamakta kusursuzluk tarzımdır benim . Alman karakterine duyduğum güvensizliği daha yirmi altı yaşımda dile getirdim.”

*”İnsan değil, dinamitim ben. Tüm bunlara rağmen bir din kurucusu olmaktan eser yok bende-dinler ayaktakımı işleridir. Dindar insanlara dokunduktan sonra ellerimi yıkamam gerekiyor .”

*”Var olan biricik dünyayı değersizleştirmek için öbür dünya, hakiki dünya kavramı uydurulmuştur. Hiçbir hedefi, hiçbir aklı, hiçbir görevi bizim yeryüzü gerçekliğimize bırakmamak için ! Bedeni hor görmek, onu hasta, kutsal kılmak, beslenme , barınma, tinsel perhiz, hasta tedavisi, temizlik, hava koşulları gibi yaşamda ciddiyeti hak eden  tüm şeylere ürpertici bir ciddiyetsizlikle yaklaşmak için , ruh, tin hatta son olarak ölümsüz ruh kavramları uydurulmuştur!…Günah kavramı uydurulmuştur, ilgili işkence araçlarıyla  birlikte içgüdüleri şaşırtmak, içgüdülere karşı güvensizliği ikinci bir doğa  haline getirmek için özgür istenç kavramı uydurulmuştur.”

Keyifli okumalar dilerim.

Mart 2024

Gidilecek yollar, okunacak kitaplar, izlenecek filmler sınırsız ve ucu açık. Nefes alacağımız sayı bile belli dedik. Başladık gezmeye, okumaya, gözlemlemeye… Gezdikçe çoğaldık, okudukça bilinçlendik ve izleyip, gözlemledikçe çevremizde devasa olarak nitelenen sorunları, sıkıntıları !!! minnacık görmeye başladık ve sonuç olarak birlikte huzur bulduk. İnsan bu zamanda başka ne ister ki ! Dünya ne büyük biz insanlar ne kadar küçük demeye ara vermeden devam ettik. Kim bilir hayatımızın sonuna kadar daha ne kadar çok söyleyeceğiz. Franz Kafka ne kadar güzel demiş. ‘’Ölümün olduğu bu dünyada, hiçbir şey çok da ciddi değildir aslında."Öncelikle sağlığımızın değerini bilip, kendimize iyi davranalım ve yatırım yapalım. Geze, göre ne tür yaşamlar varmış tanıklık edelim. Hayatınızı istediğiniz şekilde yaşamanız dileğiyle.Mutlu ve her zaman umutlu kalın .